Kongrelerden silindik; İstanbul’un adı bile yok

Cumhuriyet’ten Jale Özgentürk’ün yazısından alıntı

Turizmde pandeminin kayıpları azalıyor, 2022 yılı turizm rakamları 2019’a yaklaşmak üzere. Turizm ve Kültür Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, geçen günlerde hedefi 34 milyar dolardan 37 milyar dolara, turist sayısını da 47 milyona çıkararak revize etti.

Ersoy’un pembe rakamları gerçekleşir mi bilinmez ama temmuz itibarıyla kişi başı turizm geliri 690 dolar civarında. İspanya’da bu rakam 1260 avro. Yani hâlâ kişi başı gelirde çok gerideyiz, Ayrıca Akdeniz’in en ucuz otellerine sahip ülkesiyiz.

Yıllardır tartışılan deniz, kum, güneş turizmi de Türkiye’nin hâlâ tek alternatifi durumunda.

Turizmde kültür, sağlık gibi alanlar yanında en önemli konulardan biri kongre turizmi. Kongre için bir ülkeye gelen turistin en az kişi başı harcaması 2500 dolar olarak belirtiliyor.

Öte yandan kongrelerin bir ülkeye paradan da önemli katkısı ise o ülkenin siyasi ve sosyal algısına olumlu etkisi. Türkiye 2015’ten beri uluslararası kongre ve toplantılar konusunda listelere giremeyen bir ülke.

Geçen hafta Uluslararası Kongre ve Kongre Birliği’nin (ICCA) yıllık raporu yayımlandı. Ve Türkiye’nin durumu bir kez daha gözler önüne serildi. Rapor pandemiden etkilenen 2021’e ait.

Rapora göre 2021 yılı için önceden 7 bin 908 uluslararası kongre ve toplantı planlanmış. Ancak bunun yüzde 47’sini oluşturan 3 bin 718’i sanal ortamda yapılırken 534 kongre ve toplantı ise gelişmelerden etkilenmemiş.

ABD, İspanya, Almanya, Fransa ve İtalya bu kongreleri alan ilk beş ülke. Yunanistan ise 17. sırada.

En iyi performans gösteren 50 toplantı destinasyonu listesinde Türkiye ise ne yazık ki 38. sırada yer alıyor. Viyana, Lizbon ve Atina’nın ise ilk sıralarda yer aldığı kentler listesinde ise İstanbul’un adı bile geçmiyor.

Şimdi sonucu pandemiye bağlamak isteyenler olacaktır ancak uluslararası kongrelerin tarihi en az üç yıl önceden belirleniyor. Örneğin İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekip Avdagiç, 2024 yılında yapılacak kongreler için Türkiye’nin şimdiden aday olduğunu açıklamıştı. Yani zaten Türkiye kongre yapılacak ülkeler sıralamasında yer alamamış.

Talha Çamaş eski Türkiye Seyahat Acentaları Birliği başkanlarından. Kasım ayında yapılacak seçimler konusunda sohbet ederken konu bu rapora gelince kongre turizmi açısından 2010-15 yılları arasındaki yaşanan parlak günleri hatırlattı.

Türkiye’nin özellikle de İstanbul’un o dönem yıldızı parlayan destinasyonlarından biri olduğunu söyleyen Çamaş, “Sıralamada Türkiye ilk 20’de yer alıyordu. İstanbul ise 8. sıraya kadar yükselmişti” diyor.

Sıralamadaki durumu “Pandemi her yerde vardı. Türkiye’de hibrit kongreler bile yapılmadı. Çünkü zaten programlara girememişti” diyor.

Kongrelerin destinasyon seçiminde ilk önceliğin ülkenin siyasi ve sosyal iklimi olduğunu anlatıyor Çamaş. 2015’ten sonra 2019’a kadar turizmin de büyük darbe yediğini belirterek “Turizm canlandı ancak kongreler için siyasi ve sosyal algı düzelmedi” diyor.

YERYÜZÜ ZİRVESİ: Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Konferansı (Habitat II), İstanbul’da yapılan en büyük uluslararası kongrelerden biri oldu. 3-14 Haziran 1996 tarihleri arasında İstanbul’da konut sorunları global ölçekte sorgulanmış çözümler önerilmişti.

SEKTÖRDE KOPUKLUK ÜZÜCÜ

Talha Çamaş İstanbul’da 1996’da Habitat gibi büyük bir uluslararası toplantının yapıldığı Lütfi Kırdar Kongre Sarayı’nın ise Bakan Nuri Ersoy ile TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya arasındaki sorun nedeniyle çürümeye terk edildiğini de sözlerine ekliyor.

Bu arada duayen bir turizmci olarak şu andaki gelişmeleri de şöyle değerlendiriyor:

“Sektörde büyük bir kopukluk var. Turizmin doğru gelişmesi kamu, özel sektör ve meslek örgütleriyle olur. Bizde eskiden böyle bir kültür vardı. Şu anda ne yazık ki yok. Turizm Geliştirme Ajansı’nın sektörden temsilciler olsa da bir faydası yok. Çünkü katılanların söz hakkı yok.”

Turizm Türkiye’nin en önemli sektörü. Bacasız sanayisi. Egolar bir yana bırakılmak zorunda!