Gözler EYT çalışmasında! İşte yeni düzenleme için konuşulan formüller

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, katıldığı programda, emeklilikte yaşa takılanların durumuyla ilgili sorulara cevap vermişti. Bakan Bilgin, “EYT meselesi masanızda mı?” sorusunu yanıtlarken, “Tabii masamızda. Türkiye’nin emekçileri hiç merak etmesinler, hiç endişe etmesinler. Türkiye’nin her sorunu, çözülmesi gereken dosya olarak önümüzde duruyor. Bu, önümüzdeki dosyalardan, çözülecek şeylerden biri.” dedi. Peki EYT düzenlemesinde hangi formüller konuşuluyor? Prof. Dr. Sefer Şener konuyla ilgili detayları anlattı. Şener konuşmasında şu ifadeleri kullandı: 

Öncelikle tüm dünyada küresel çapta yaşanan sorunlara paralel olarak kamu sektörü çalışanları ve çalışanları üzerinde çok yoğun bir süreç başlamıştır. Hatta gelişmiş ülkelerde dahil gerek memurlar gerekse özel sektördeki işçilerin işe devamlılığı konusunda önemli sorunlar yaşanmaktadır.

Bu manada küresel çaplı böyle bir kriz döneminde dahi hükümetin memurlara ve işçilere dönük yani kısacası çalışanlara dönük önemli yenilikler getirmesi ya da daha önceden söz verilmiş bazı düzenlemelerin yapılıyor olması çok anlamlıdır.

3 AŞAMALI PLAN!

Özellikle EYT dediğimiz emeklilikte yaşa takılanlar grubunda 3 aşamalı sorun bulunduğundan sayı ile ilgili tartışmalı rakamlar ortaya çıkmaktadır. Ama gördüğümüz kadarıyla 6-7 milyona yakın bir çalışma grubunu ilgilendiren bir düzenleme yoldadır. Çünkü EYT dediğimiz kısım 3 aşamalı bir formülasyonu gerektirmektedir. Bu 3 aşamalı formülasyonun birisi yaş koşulunu sağlamaktır.

Yani diğer ifade ile erkekler için 60 yaş, kadınlar için ise 58 yaş şartı bulunduğundan dolayı bir kısmı yaş koşuluna takılmaktadır.

İkincisi emeklilik için sigortalılık süresi önemlidir. Sigortalılık da erkekler için 25 yıl kadınlar için 20 yıl şartı bulunmaktadır. Dolayısıyla bir kısım EYT mağdurları da bu şartı taşımamaktadır.

Üçüncü şart olarak ödenen prim gün sayısı bulunmaktadır. Yani 5 bin günün üzerinde prim ödeme şartı bulunmaktadır. Şimdi EYT dediğimiz mağdurların tamamı bu 3 şarttan ya birini sağlamakta ya 2’sini sağlamakta. Bazıları da 3’ünü birden sağlayabilmektedir.

Yani 50 yaşında olan bir erkek çalışan 5 bin prim gününü doldurmuş olabilir. 25 yıl sigortalılık süresini de doldurmuş olabilir ama yaş şartından dolayı emekli olamamaktadır. Ya da buna benzeri olarak yaşı doldurup primi doldurmayan, yaşı doldurup gül sayısını doldurmayan mağdurlar bulunmaktadır.

Yapılacak olan düzenlemede de farklı alternatiflerin bulunması zorunluluğu vardır. Ancak bu düzenleme işin zorluğuna, iş kolunun ağırlığına, yıpranma payı olup olmamasına bağlı olarak düzenlenebilecek bir husustur.

Mesela çok ağır işlerde olup da bir kişi 50 yaşında da olsa eğer prim gün sayısını doldurmuşsa emekliliğe ayrılabilir olması gerekmektedir. Diğer taraftan meslek gereği belli bir yaşın üzerinde çalışmanın hemen hemen mümkün olmadığı gruplar bulunmaktadır. Dolayısıyla bu gruplara da ayrı bir düzenleme yapılması gerekmektedir.

Aynı zamanda fiili olarak bugünleri doldurup ilgili şartları taşıyıp da halihazırda çalışanlar da bulunmaktadır. Burada çok hassas bir uygulama olması gerekir ki tüm mağduriyetlerin giderilmesi mümkün olsun. Hükümet tüm bu mağduriyetleri giderecek nitelikte değişik alternatifler üzerinde durmaktadır.

Mesela bundan sonraki süreçte daha düşük bir emekli maaşı ödenmesi gibi, aynı zamanda çok uzun sigortalılığa sahip kişilerden bu sigortalılık sürelerinin yaştan düşürülmesi gibi değişik alternatifler tasarlanmaktadır.

Oldukça düzenlemesi zor bir aşama olan EYT çok yönlü olarak irdelenmesi ve uygulanması gereken bir düzenleme olmalıdır. Şunu da unutmamak gerekir küresel çapta bu kadar büyük zorlukların yaşandığı bir dönemde hükümetin gerek işçilere, gerek memurlara yönelik böyle bir çalışma yapması da oldukça dikkate değerdir.

Çalışmanın çok büyük grupları ilgilendirmesi aynı zamanda değişik niteliklerdeki çalışanları ilgilendirmesiyle böyle bir düzenlemenin yapılması son derece hassasiyet gerektiren bir yapıda olmalıdır.

50 YAŞ ÜZERİ ÇALIŞANA VERGİ VE PRİM TEŞVİKİ DÜŞÜNÜLÜYOR

Her meslek grubuna da değişebilir. Yapılan işin niteliğine göre gerekiyorsa 50 yaşın üzerinde SGK ve vergi düzenlemesi yapılarak bunlardan daha düşük oranlı SGK ve vergi kesilebilir. Gün sayısını tamamlayanlardan prim payları kesilmeyebilir. Böylelikle mevcutta yaşı doldurmayıp çalışanların maaşları artırılmış olur. Emekli etmektense böyle bir uygulama olabilir. Mevcut koşullarda böyle bir düzenleme çalışmak istemeyen ve fiili olarak çalışamayacak durumda olanlara farklı bir uygulamayı beraberinde getirmesi gerekir.

ALMANYA VE FİNLANDİYA MODELİ KONUŞULUYOR BU MODELLER HAKKINDA NE DİYORSUNUZ?

Kamuoyunda Almanya ve Finlandiya modeli gibi modeller de tartışılmaktadır. Yani emekli olduktan sonra ömür boyu belli nitelikte daha düşük bir emekli aylığı alması gündeme gelmektedir. Ya da en azından belli süre daha düşük belli süre dolduktan sonra daha yüksek emekli aylığı alma gündeme gelmektedir.

Zaten şu an dahi emekliliğini hak edip de yaşı doldurmadıysa emekli olmak istiyorsa emekli olabilmekte ancak yaşı doldurmadıkları için maaş almaya hak kazanmamaktadırlar.

Bu modeller Türkiye’de uygulanabilir ama bu modellerin ben uygulanabileceğini düşünmüyorum. Çok büyük ihtimalle prim gün sayısı ve yılını doldurup yaşını doldurmayanlar yaş dolana kadar kısmi olarak daha düşük bir emekli aylığı ile emekli edilebilir. Yaşı doldurduktan sonra normal seviyeye gelerek emekli aylığı almaya devam edebilirler. Yani uygulanacak olan model budur.